Games & Puzzles

61 views

İNSANİ BİR MÜCADELENİN BELGESİ HALKIN DOSTLARI ...

İNSANİ BİR MÜCADELENİN BELGESİ HALKIN DOSTLARI ...
of 8
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Share
Tags
Transcript
  1  Đbrahim Tüzer ibrahimtuzer@yahoo.com  ĐNSANÎ BĐR MÜCADELENĐN BELGESĐ: MEKTUPLAR VE SORUŞTURMALAR IŞIĞINDA “HALKIN DOSTLARI” DERGĐSĐ “Bizi Halkın Dostları çıkışına zorlayan işte bu farktı: Bizden öncekilerin ‘ben buradayım’ şeklindeki haykırışlarını,biz ‘ben kendimi yeni bir tasarıma fırlatmak üzere buradayım’  şekline dönüştürme çabasındaydık.”  Đsmet ÖZEL “(…) aslında Halkın Dostları bir Đsmet Özel kişiliğidir. Bence bir kişiye indirgenirse,bir şey hiçbir zaman tek kişiye indirgenemez ama indirgenirse,tavır olarak Đsmet Özel’dir. ”  Cemal SÜREYA Halkın Dostları’nı ortaya çıkaran sosyal zemin ve “Ant dergisi”: “Devrimci GençŞairler Savaş Açıyor” Askerlik görevini yerine getirirken bir yandan da ülke ve halk için neler yapabileceğinitasarlayan Đsmet Özel, “ciddiyeti, erdemi mücadele azmini ve mücadelenin haklılığını makbul değerler haline getirmek ve bir de iş ortaya koyarak kavganın yöntemi üzerine örnek  göstermek” 1   istemektedir. Bu fikirlerini Ataol Behramoğlu’yla paylaşan şair, ondan da sürekligeride bıraktığı ortam hakkında bilgiler alır. Behramoğlu, Özel’e göndermiş olduğumektupların birinde bu ortamı şöyle anlatmaktadır: “Ve burada, siyasi sol ortamdaki çirkef,kusturacak nitelikte. Niçin mücadele ediyoruz? Bir gün küfür yemek için mi? Niçin hapiste yatıyoruz? Niçin iş bulamıyoruz? Niçin Avrupa’ya gidebilmek için polis bize izin vermiyor? Birtakım yeni ve eski yetme zibidiler selamı sabahı kessin diye mi? Niçin şiir yazıyoruz? Aptal, mankafa, budala, cahil, sözüm ona aydın geçinen yoz bir takım burjuvalar, bürokrat  sersemler şöyle bir göz atıp geçsin diye mi?” 2  Ataol Behramoğlu’nun göndermiş olduğu mektuplardan bu ortamın hiç değişmediğini, hattadaha da kötüye gittiğini anlayan Özel, askerden döndükten sonra bunu bizzat görür ve kendinisosyal çevre bakımından çok değişik bir ortamda bulur. Bir dönem işin aslını öğrenmek için beraber yola çıktığı “dostlar”ının gündelik kazanımlar etrafında toplaştıklarını fark eder.Askerde iken, 1969 yılının Mart ayında, babasını da kaybeden şairin hakikaten “cebindekiadresler”den umudu kalmamıştır. Đsmet Özel, 1969 baharında askerlik sonrası karşı karşıyakaldığı insanları şöyle anlatmaktadır: “Sosyalistlerin arasına katılan yeni çehrelerin sayısında 1 Ataol Behramoğlu / Đsmet Özel, “ Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire Mektuplar”,   Oğlak Yay., 1. bs., Đst, Nisan1995, “Đsmet Özel’den Ataol Behramoğlu’na 13. Mektup”, s.93. 2 Age., “Ataol Behramoğlu’ndan Đsmet Özel’e 10. Mektup”, s.90  2   büyük bir artış vardı. Bunların bir kısmı daha iki yıl önce “Gel şu işin ucundan tut”denildiğinde yan çizen kimselerdi. Ama bugün mangalda toz bırakmıyorlar, oradan orayakoşuşturuyorlardı. Onlardan öğrendim ki meğer ben bir “oportünist” imişim! Neden? Çünküonların sosyalist diye bilinirlerse canlarının yanacağını, gelecekteki meslekî başarılarının güme gideceğini düşündükleri zamanlarda Türkiye’de bu alanda ne yapılabilirse yapılmalıdır diyerek ortaya atılanlardan biriydim. Peki, benden önce, benimle birlikte ortaya atılanlar neredeydi? Onları da diğerlerinden ayırt etmek güçleşir olmuştu. Herkes birbirine karşı gergin. Herkes diğerinin ne kadar hain olduğunu düşünmeden edemiyor. Herkes (bacak kadar çocuklar bile) kariyerizmin batağında çırpınırken yanı başında boğulan benzerini bıçaklama fırsatını kaçırmamaya çalışıyor.” 3  Đsmet Özel, şikâyet ettiği bu durumun düzelebileceğine olan inancını yine de yitirmez.Emperyalizme karşı sadece halkın değerlerine sahip çıkılarak karşı durulabileceğini ifadeeden şair, bu düşüncesini Ataol Behramoğlu, Süreyya Berfe ve Özkan Mert ile beraber katıldıkları “Ant”  dergisinin “Sanat Soruşturması”  nda şöyle dile getirir: “Emperyalizmbugün ülkemizde her şeyi, bu arada ahlakı ve kültürü yerle bir etmektedir. Beyrut taklidikentler türemekte, dejenere bir müzik ve dejenere bir edebiyat ortaya çıkmaktadır. Halk da buiğrenç düzenin türevi olsun diye uğraşılıyor. Đleri sanat emperyalizme karşı dövüşte yerinialırken bu arada yeni bir kültür ve ahlak da oluşturmak zorundadır. Bizlerin, bu görevleri yerine getiremeyecek olan gerici, dejenere edebiyata karşı çıkarken getirdiğimiz yeni değerler vardır. Burada bize kaynaklık edecek olan şeyin başında, halkımızın değerleri gelmektedir. Emperyalizmin kültür alanındaki saldırısına karşı koyabilmek için buna başvurmak  zorundayız. Halktan uzaklaşmış, onun değerlerine yabancılaşmış olan bir sanat ister istemez emperyalizmin aleti olmak zorunda kalacaktır. Halktan alacağız ve sanatımızla halkın diri yanlarını uyarmaya çalışacağız. Kendimizi bununla görevli sayıyoruz.” 4  Ant dergisi bu dört genç insanın sesini “Devrimci Genç Şairler Savaş Açıyor” 5 şeklindeduyurur. Đsmet Özel ve arkadaşlarının bu çıkışı, onları, mücadelelerini daha net bir biçimdeortaya koyacakları bir dergi çıkarmaya yönlendirecektir. Bu dergi, ilk sayısında “Gerici  Sanata Hücum”  sloganıyla, Mart 1970 yılında yayın hayatına başlayan “Halkın Dostları”   dergisidir. Yeni bir heyecan, yeni bir dergi: “Gerici Sanata Hücum” Mart 1970yılında yayın hayatına başlayan Halkın Dostları dergisinin çıkışı ve bu dergide bir araya gelecek insanların amacının ne olacağı Ant dergisindeki soruşturmada açıkça ortayakonulmuş; bu soruşturmadan yaklaşık 2 ay sonra da dergi yayın hayatına başlamıştır. ĐsmetÖzel, Ataol Behramoğlu’na yazdığı bir mektubunda dergiyi aslında 1 Şubat 1970 tarihindeçıkarmayı plânladıklarını haber vermekte ve şunları belirtmektedir: “Halkın Dostlar için yeterli potansiyel var. Bu cumartesi -yarın- yeniden toplanacağız. 1 Şubatta çıkmasına karar  3 Đsmet Özel, “Waldo Sen Neden Burada Değilsin?”, Şule Yay., Đst., 2002, s.79. 4 “Ant” dergisinin 153, 154 ve 155. sayılarının 2, 9 ve 16 Aralık 1969 tarihlerinde yayımlanan “SanatSoruşturması”ndan (Alıntılanan kısım: S.153, 2 Aralık 1969, s.14) 5 Ant, S.153, 2 Aralık 1969, s. 14–15.  3   verildi. Beni sorumlu atadılar yani benim çok laf söylememe gerek olmaksızın görev vermesi gereken kişi olduğum kabul edildi.” 6   Fakat dergi, Mart 1970 tarihine ancak yetişir. ĐsmetÖzel, 8 Şubat 1970 tarihinde yazdığı mektubunda Behramoğlu’na bu durumla ilgili şunlarıyazmaktadır: “Cumartesi günü ilk tashih provalarını göndereceklerdi. Göndermediler. Yani bu gidişle bir hafta sonra dergi hazır. Ancak bayram tatili piyasaya çıkmak için son dereceuygunsuz. Mart 1 tarihi atarak şubatın son haftasında taşraya dağıtım yapıp, Martın 1’inde Ankara ve Đstanbul’da görünmeye ne dersin? Biz bu arada 2’nci sayının hazırlıklarını bitirir ve hatta basımına hazırlanır, böylece belki 70 yılını sağ salim atlatırız” 7    Đsmet Özel, Ant dergisindeki soruşturmayı yöneten Osman Saffet Arolat’ın “Halkın Dostlarıdergisinde toplanacak olan arkadaşların amacı nedir?” şeklindeki sorusunu şöylecevaplandırmaktadır: “Halkın Dostları dergisi emperyalizme ve tüm gericiliğe karşı bir kültür cephesi kurmak istiyor. Ülkemizde yürütülen devrimci kavganın edebiyat ve kültür alanındakiuzantısını ortaya koyacak bir hareketi başlatmış oluyoruz böylece. Edebiyat, müzik, tiyatro,resim, sinema ve öteki sanat ve kültür dallarında yürütülmek istenen devrimci mücadeleninbir toparlayıcısı olmaya çalışacağız. Türkiye halklarına yaraşan devrimci sesi bir vurucu güçhaline sokmak zorundayız. Halkımızın değerlerini yaşatmak, yaymak, ileri götürmek, yüceltmek dileğindeyiz. Bu amacı benimseyen her devrimcinin saflarımızda yeri vardır.” 8  Derginin ilk sayısında “Gerici Sanata Hücum” sloganıyla çıkış yapmasının arkasında,aslında uzun süredir devam eden ve Đsmet Özel’in askerliği süresince Ataol Behramoğlu ilemektuplaşmalarıyla olgunlaşan bir zihinsel süreç vardır. Örneğin bu mektupların birinde AtaolBehramoğlu Đsmet Özel’e, Halkın Dostları dergisinin plânı ve kimin ne yapacağıyla ilgiliörnek bir tasarıyı şöyle belirtmektedir: “Đşte size çatı: Serim: Kültür emperyalizmininTürkiye’de yaptığı namussuzluklar. (Bu konuda Đsmet’in ağzı iyi laf yapıyor.) Düğüm: Türkiye sanatının rezalet durumu. (Bu konuda fikirlerim size ışık tutabilir.) Gerici sanat meselesi.Sonuç: Ne yapmalıyız? – Devrimci teorinin ışığı (Özkan) – Ah halk (Süreyya) – Birleşelim, güç olalım (Koro) Elden geldiğince ağırbaşlı bir dil kullanmalı. Objektif durum ortaya serilmeli. Sadece bireycilere çatmakla kalmayıp kültür müsteşarı, milliyetçi şair ve idaremeclisi üyesi, tiyatro müdürü faşistlere de gerekenler söylenmeli. Kültür emperyalizmine karşıortak cephe çağrısı inançla belirtilmeli.” 9  Yukarıda sözüne ettiğimiz, derginin yayın hayatına başlamadan evvelki zihinsel süreç,dışarıdan izlenen ve içerisinde dâhil olunmayan bir süreç değildir. Derginin arkasında duransanatkârların hepsi de hayatı kendi varlık şartlarıyla karşılayıp yine kendi ben’lerindenhareketle hayata bir karşılık vermek niyetinde olan kimselerdir. Modernist bir kimliğe bürünmesindeki en büyük kazanımı 1954–59 yılları arasında sağlayan Türk şiirinin,1960’ların ortasından itibaren “iflâs etmiş” olduğunu belirten Halkın Dostları şairleri; budüşünceleriyle ifadeye çalıştığımız zihinsel süreci, daha hızlı bir biçimde yaşamışlardır. 6 Age., “Đsmet Özel’den Ataol Behramoğlu’na 15. Mektup”, s.102-103. 7 Age., “Đsmet Özel’den Ataol Behramoğlu’na 14. Mektup”, s.96–97. 8 Ant, S.155, 16 Aralık 1969, s. 13. 9 Age., “Ataol Behramoğlu’ndan Đsmet Özel’e 12. Mektup”, s.99-10.  4   Sahicilik arayışıyla ortaya konan “tavır”/“Halkın Dostları”: “II. Yeni’nin Vicdanı” Đsmet Özel, Ant’taki soruşturmada Halkın Dostları dergisinin çıkış sebebini, kendilerindenönceki şiir ortamlarıyla ilişkilendirerek şöyle izah etmektedir: “Bizlerin iyi ve ilerici bir edebiyattan yana olduğumuz açıkça ortadadır. Giderek Türkiye’mizde yalnızca iyi (yani bellibir edebi düzeyin üzerinde) edebiyatçının bile işlevi olamayacağı görüşüne varıyorum. Karşıolduğumuz, dergileri doldurdukları için de başat gibi görünen şiir ve edebiyat anlayışınınilerici olmak bir yana iyi olma niteliğini de taşımadıkları kanısındayım. Çünkü artık bir şiirebakarken ne söylüyor? Diye bakıyoruz. Ne güzel bir buluş! Dediğimiz dönem çok gerilerdekalmıştır. Karşımızda esasen iflas etmiş bir şiir vardır. Eğer böyle olmasaydı, bu şairler günü geçmiş fakat yine de iyi şairler olarak sayılabilirdi. Önce Đkinci Yeni akımı adı verilen bir anlayış içinde ortaya çıkan, sonra da tek tek şiir evrenlerini kurmuş olan bu şairler, bir kent  yalnızlığını, kentli bunalımını dile getirdiler denebilir. Ama şiirlerin gereği olan kültürel temelleri atamadılar ya da şiirlerini çürük, sudan temellere dayandırdılar. Tıkanıp kalmaları,büyük boyutlara ulaşamamaları bundandır. Temellerinin çürük oluşu yüzünden Türkiye’de1960 sonrası sosyal uyanışı başlayınca bu şairler bu uyanışa ayak uydurmaya çalıştılar. Bir anlamda günah çıkartmaydı bu. Ama kısa zamanda, böyle bir şiiri kaldıramayacak hafiflik içinde olduklarını gördüler.” 10  Sanat soruşturmasında sözü edilen “tavır” derginin ilk sayısına da tüm canlılığıyla yansımış;Đsmet Özel’in “Tanrı Mezarını Isıtsın” adlı yazısında da kendini ortaya koymuştur. “ĐkinciYeni şairleri küçük şairlerdir. Mevlâna’nın yaşadığı ülkede toplumun atardamarı, vicdanıolamamışlardır” diyen Özel, bu şiir hareketinin 1960 sonrası durumu sebebiyle “yöneliş”tenöteye geçemediğine dikkat çeker. II. Yeni şiirinin artık geride kaldığını ve bu yönüyleedebiyat tarihçileri için ilginç bir konu olacağını dile getiren şair, yine aynı yazısında şunları belirtmektedir: “Lautréamont’dan, Appolinaire’den, Pound’dan, T.S. Eliot’dan yararlanarak bir şiir dünyası kurmaya girişen Türk şairi, ne bu toplumların gelişimi ve diyalektiği, ne dekendi toplumunun varlığından haberdar olduğu içindir ki sonuçta şiirin yeni tadındanduyduğu heyecan dönemi geçince ya Turgut Uyar gibi toplumun tutucu-gerici safında yer alıyor, ya Cemal Süreya gibi niteliksiz bir anlaşmaya bel bağlıyor ya da Edip Cansever gibibir şiir fetişisti olup çıkıyor.” 11  Özel, Halkın Dostları’nın bir çıkış yaparken “en sağlam güvencesinin kendinden önce gelenkuşağın edebiyat değerlerine olan sadakati” olduğunu belirtir. Nazım Hikmet’in şiirdeyapmak istediğinin ne olduğunu ilk anlayanlardan birinin Ahmet Haşim olduğuna dikkatçekerek, kendilerinin de “savundukları değerlerin bir önceki kuşak tarafından kolaycaanlaşılabileceğini umduklarını” ifade eder. 12 Şair, bu beklentilerinin yersiz olmadığını da “bir önceki kuşak” diye tanımladığı II. Yeni mensupları tarafından kaleme alınan, şiirin aslına vemahiyetine ilişkin taşınan endişelerin birer ifadesi olan, poetik metinlere işaret ederek ortayakor. 10 Ant, S.155, 16 Aralık 1969, s. 13 11 Đsmet Özel, “Tanrı Mezarını Isıtsın”,  Halkın Dostları, S.1, Mart 1970, s.7. 12 Đsmet Özel, “Şiir ‘Neye Göre’ Yenileşir?”, Yeni Gündem, Y.1, S.18, 13-31 Mart 1985, s.35.  5  Cemal Süreya’nın “Folklor Şiire Düşman” , 13 Turgut Uyar’ın “Çıkmazın Güzelliği” 14 veEdip Cansever’in “Tek Sesli Şiirden Çok Sesli Şiire” 15 adlı yazılarında, şiir üzerinesöylediklerinin kendilerine cesaret verdiğini belirten Đsmet Özel; fakat zamanla bu şairlerin “kınadıkları her şey” e ters düştüklerini ifade ederek Halkın Dostları dergisinin çıkışındatemel aldığı poetik düzleme şu şekilde işaret etmektedir: “ Cemal Süreya’nın ‘Folklor Şiire Düşman’ yazısındaki gerçek bildiriyi özümsediğimizi kabul ediyorduk. Gerek kelimenin şiirdeki yeri konusunda, gerek şairin özgünlüğüyle kişiliğinin kaynaşıklığı konusunda geridönülmez bir kazanç elde edildiğinin bilincindeydik. Turgut Uyar ‘Çıkmazın Güzelliği’ ile bizebeşeri karşılığı olmayan şiirin geçersizliğini bütün açıklığıyla göstermişti. ‘Toplumsal dayanakların değişmesi’nden söz etmekle yeni bir atılım için muştu veriyordu sanki. EdipCansever ‘Tek Sesli Şiirden Çok Sesli Şiire’ geçmeyi önerirken, ‘Şiirin yapısında, şiirindokusunda bilinçli, özgün, vurucu bir düşünce-yaşam birliğinin yer alması gerekiyor’ diyerek  yeni bir şiire açılan kapıyı gösteriyordu. Bütün bu yaklaşımlar şiirin bir kabuk değiştirmesininbelirtileriydi. Ama geçen kısa bir süre andığımız şairlerin kendi sözünü ettikleri beklentileri yerine getiremeyeceklerini gösterdi. O zaman ‘görece geri’ bir durumu düşüp kınadıkları her  şey oldular. Cemal Süreya kentli, sanayileşmiş bir folklora eğildi, Turgut Uyar toplumsal dayanağını Divan’ını alkışlayanlarda aradı, Edip Cansever düşünce-yaşam birliğiniküskünlük olarak somutlaştırdı. (…) Kısacası Halkın Dostları’nın göre’si vardı ve üstelik Türk  şiirini eldeki bütün kazançlar korunmak kaydıyla yeni bir değerlendirmeye açmadileğindeydi.”   16 Bu duruma yine en sert tepkinin, modernleşen Türk şiirinin kazançlarınındeğerini bilen genç insanlardan geldiğini vurgulayan şair, “Halkın Dostları 1954–59 yıllarında atılım yapan şairlerin vicdanıydı” 17 demektedir. “Halkın Dostları”nın eleştirilebilecek yanı: “Marksizm’le sınırlanmış olmak” Özel, bu çıkışın anlaşılamadığını ve bir grup gencin taşıdığı endişelerin hiç kimse tarafından paylaşılmadığını ileri sürerken, Halkın Dost’ları dergisinin de eleştirilecek bir takımyanlarının bulunduğunu belirtir. 1985 yılında kaleme aldığı “Haziran Gibi Ölmek” adlıyazısında derginin çıkış amacına özellikle işaret ederken şunları kaleme alır: “Bir avuçokumuşun koruyuculuğu ile yaşatılmış bir medium’u, bir siyasi hareketin koruyuculuğunadevretmek ister gibiydik. Dergi çıkış bildirisinde ajitasyon ve propaganda gereğinden söz ediyor, ama günlük politikanın durmadan değişen sorunlarına yanaşmamak gibi bir tutumubenimsiyordu. Görev olarak kendine: 1. Devrimin öncü kesimlerini belli bir duyarlılığa itmek.2.Onları duygularında terbiye etmek. 3. Onları diri tutmak gibi aslında hiç de doktriner denilemeyecek hedefleri seçmişti.” 18 Fakat şair, sözü edilen yazısında, aynı zamanda bir özeleştiri yapmayı da ihmal etmez. Halkın Dostları dergisinin eleştirilecek en önemli yanının neheyecanı ne de şiir meselelerine yaklaşırken benimsediği yön olmadığını; 19 yalnızca, dergininhaberleşme aracı olarak  “kendini niçin Marsksizm’le sınırlandırdığını” eleştirir. 13 Cemal Süreya, “Folklor Şiire Düşman”,    A Dergisi, Ekim 1956. 14 Turgut Uyar, “Çıkmazın Güzelliği”,    Dönem, Kasım 1963. 15 Edip Cansever, “Tek Sesli Şiirden Çok Sesli Şiire”,    Dönem, Şubat 1964. 16 Đsmet Özel, “Şiir ‘Neye Göre’ Yenileşir?”, Yeni Gündem, Y.1, S.18, 13-31 Mart 1985, s.35. 17 Đsmet Özel, “Şiir ‘Neye Göre’ Yenileşir?”, Yeni Gündem, Y.1, S.18, 13-31 Mart 1985, s.35. 18 Đsmet Özel, “Haziran Gibi Ölmek”, Yeni Gündem, Y.1, S.17, 1–15 Mart 1985, s.33. 19 Halkın Dostları üzerine yapılan bu eleştirilerin yer aldığı yazılarla ilgili olarak bk.
Advertisement
Related Documents
View more
Related Search
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks